The Point of no return

Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı..

25th February 2010 by erdinc

Tam 6 yıl…

Yurovizyon, vatan, millet, sakarya..

17th May 2009 by erdinc

Bu yıl 54.’sü düzenlenen ve Türkiye’nin Hadise ile katıldığı Eurovision şarkı yarışmasında ülkemiz dördüncü oldu. Olmasına oldu da Türkiye ve Yunanistan dışında hiç bir ülkenin bu kadar önem vermediği yarışmanın ulusal boyutta sanki kazanıldığında dünya değişecekmiş gibi insanların önlerine konulması hala değişmedi. Yarışma öncesi geçen yıllardan katılımcılar, yorumlar, röportajlar vs. vs. , TRT Eurovision şarkı yarışması haricinde böyle bir önemi hangi organizasyona verdi bu güne kadar? Neden 2004 yılından beri gerçekleştirilemeyen Kuşadası Altın Güvercin şarkı yarışması TRT tarafından organize edilip yapılmaz? İpsiz Recep falan fişman gibi gereksiz TV dizileri daha mı önemli? Ayrıca yarışma boyunca zırt pırt Yedigün’leri gözümüze sokmaları süper bir hareketti, sanırım yarışmanın sponsorlu tek ülkesi bizdik :)

Gelelim başka bir konuya: Bülend Özveren
Tahminlerime göre kendisi TRT’nin kadrolu “Eurovision sunucusu”, 21 senedir yarışmanın sunuculuğunu gerçekleştiriyor ancak hiç gelişme yok senelerdir aynı hikayeyi anlatıyor kendisi bizlere. Komşu komşuya oy verince “bakın bakın işte birbirlerine oy verdiler” diyen adam Türkiye benzeri şeyleri yapınca sesini çıkartmıyor ya da çıkartamıyor. Kendisi yüzünden neredeyse son 10 yıldır yarışmayı BBC’den Terry Wogan‘nın eşsiz yorumlarıyla izliyorum, bundan dolayı sayın Özveren’e çok teşekkür ederim.

Ve o sarışın hatun.. : Meltem Yazgan
Hi, hi, hi, helo, helo moskova this it Turkey calling…
O ne güzellik, o ne saç rengi, o ne aksan, o ne temsilcilik

25 Şarkıyı dinledikten sonra beğendiğim ülkeleri not almıştım ( * : İlk beş içinde ön gördüklerim )
- Fransa *
- Hırvatistan *
- İzlanda *
- Yunanistan
- Malta
- Danimarka
- Türkiye *
- İngiltere *

2008 Haziran ayında göreve başladığım Yakın Doğu Üniversitesinde kısa zamanda Linux ve özgür yazılımların bilinirliğini ve kullanılmasını arttırmak adına yeterli çalışma yapıp yapamadığımı tarttığım şu sıralarda üniversitemiz bilgisayar mühendisliği öğrencilerinden Renan Çakırerk‘in Pardus’09 Yaz Staj’ına kabul edildiğinin açıklanması hem gururlanmama hemde yüreğime birazda olsa su serpilmesine neden oldu. Bitirme projesi için ne yapabiliriz diye ilk görüşmeye geldiği zaman “yapacağın bu iş sadece bir bitirme projesi değil insanlarında kullanıp yararlanacağı bir şey olmalı bak Pardus için yapılması planlanan bir sürü iş var” diye konuşmaya başladığımız günleri hatırlamamak elde değil.

Elbet bu bir başlangıç, daha bir çok Renan’ın üniversitemiz adına özgür yazılım oluşumlarının içinde katılıp başarılı olacaklarına inanıyorum, başarılar Renan..

Bu yıl ilk kez düzenlenen konferans bugünkü bildiri ve seminerler ardından sona erdi. Genel olarak verimli geçtiğini düşündüğüm konferansta toplamda 130′u bulan üniversitelerden bir elin parmak sayısını geçmeyecek kadarının katılması ülkedeki akademik kesimin bu konudaki ilgisinin bir aynası şeklinde gözümüze çarpmakta. Milyonlarca doların döndüğü sanayi sektöründen ise hiç bir kuruluşun davet edilmelerine rağmen katılmamaları da başka bir konu elbet.

3 günlük konuşmalar, bildiriler vs. vs. diye baktığımızda ülkemizdeki yüksek başarımlı hesaplama merkezlerinin yüksek bant genişlikleriyle birbirine bağlananaması, bu tarz hatların kira bedelleri, devlet planlamaları, dağıtık veri depolama gibi çok ciddi konulardaki sıkıntıların önemi ortaya çıkıyor elbet. Konferanstaki gerginlikler, tartışmalar ise konu ve kültür seviyeniz ne olursa olsun saygıdan yoksun egoların çarpışması şeklinde bir tablo çizdi.

Her şeye rağmen bu güzel bir başlangıç oldu, gelecekte çok daha güzel şeyler olacak..

Drupal için cms’ten bağımsız ana sayfa hazırlayabilmenizi sağlayan güzel bir modüldür Front Page. Ancak en büyük eksikliği çoklu diller için ayrı ana sayfalar hazırlanamıyor olmasıydı, dı diyorum çünkü “hacky” bir yöntemle uzun zamandır çoklu dil desteğiyle kullanıyordum. Biraz elini yüzünü düzeltip paylaşmak istedim, ahım-şahım bir şey değil ama kullanmak isteyen olursa diye kendisini internetin tozlu raflarına bırakalım…

PS: Yamanın düzgün çalışması için i18n modülününde yüklü ve aktif olması gerekmektedir.

— front_page.module.org 2008-10-20 02:15:31.000000000 +0300
+++ front_page.module 2009-04-12 15:38:31.000000000 +0300
@@ -94,6 +94,15 @@
‘#description’ => t(’Paste your HTML or TEXT here.’) .’

‘. t(’You can paste in the full HTML code for a complete page and include a different style sheet in the HEAD of the document if you want a completely different layout and style to the rest of your site.’),
);

+ $form[$role]['front_'. $role .'_text_eng'] = array(
+ ‘#type’ => ‘textarea’,
+ ‘#title’ => t(’English’),
+ ‘#default_value’ => variable_get(’front_’. $role .’_text_eng’, ”),
+ ‘#cols’ => 60,
+ ‘#rows’ => 20,
+ ‘#description’ => t(’Paste your HTML or TEXT here.’) .’

‘. t(’Front page content in English language.’),
+ );
+
// Set the type options common for all roles.
$options = array(
‘themed’ => t(’themed’),
@@ -301,9 +310,13 @@
// the following is the code that loads the front_page settings
global $user;

- // if the user is not logged in load up the page for anonymous users
- if (!$user->uid) {
- $output = variable_get(’front_1_text’, ‘drupal’);
+ // Always show default language on the front page
+ $cur_lang = i18n_get_lang();
+
+ if ($cur_lang == “en”)
+ $output = variable_get(’front_1_text_eng’, ‘drupal’);
+ else
+ $output = variable_get(’front_1_text’, ‘drupal’);

// If PHP code execution is allowed then use eval.
if (variable_get(’front_1_php’, 0)) {
@@ -324,8 +337,7 @@
drupal_goto($path = $output, $query = null, $fragment = null);
break;
}
- }
-
+

$roles = “”; //make sure the roles variable is clear
$roles = user_roles(); //load up the user roles for the site

Academia ilk demo kaydını tamamladı..

27th March 2009 by erdinc

Yakın Doğu Üniversitesi çalışanlardan kurulu olan rock ve blues ağırlıklı bir tarza sahip Academia grubu ilk single demo kaydını yaptı. Söz ve bestesi Evren Karagöz’e ait Yalaka, söz ve bestesi Cemal Arslangazi’ye ait olan Para adlı şarkılar Re-Chord Productions stüdyolarında Kutay Alicik tarafından kaydı ve mixajı tamamlandı.

Grup Academia Üyeleri..
Davul: Hüseyin Sevay
Elektro gitar: Bülent Evre
Klavye: Ali Erdinç Köroğlu
Bass ve geri vokal: Evren Karagöz
Vokal ve Ritm gitar: Cemal Arslangazi

Ve işte ilk parça, vokal Evren Karagöz: [ Grup Academia - Yalaka ]

Akademik Bilişim 2009

10th February 2009 by erdinc

Bu yılda Urfa’dayız, necdete pek inanmayın her an kar yağabilir… :)

PS/2 vs. DIN

20th November 2008 by erdinc

Uzun zamandır bir şeyler yazamadım biliyorum, Necdet‘te dürtmüş ona ayrıca laflar hazırladım. Bugünkü girdimizin konusu PS/2 bir klavyeyi DIN (AT) konnektörlü bir terminalde nasıl kullanabiliriz. Evet farkındayım bu normal bir istek değil, zaten normal olsaydı.. Neyse; üniversitenin muhasebesinde unix dummy terminaller (fii tarihinden kalmalar :) ) DIN konnektörlü klavye kullanıyorlar. Klavye bozuldu diye bir haber gelince bu tarz klavye bulmak (çalışır demedim dikkat lütfen) KKTC şartlarında imkansıza yakın olduğundan bir katakulli yapabilirmiyim diye düşüncelere daldım ve voila…

Malzemeler: Avometre, yan keski, bozuk DIN konnektörlü klavye, PS/2 klavye, elektrik bandı, kağıt ve kalem.


DIN konnektörümüz


Dikkatlice kesim işlerini tamamlıyoruz


İşte PS/2 konnektörümüz


Hangi PIN hangi renk kablo, Data-data, +5V-+5V, Clock-Clock, Grnd-Grnd yazalım görelim


Ölçmeden iş olmaz..

Afiyet olsun..

Ayrılık..

3rd October 2008 by erdinc

Yaklaşık 1,5 yıldır çalışmakta olduğum IBM‘den Yakın Doğu Üniversitesi‘ne transfer olup Kıbrıs’a yerleştim, eski şirketim ile bundan sonra yapacağımız ortak akademik projelerde yine bir arada olacağım. İyi, kötü, acı, tatlı bir çok şey yaşadığım tüm çalışma arkadaşlarıma her şey için çok teşekkür ederim..

PS: 15 Kasım 2008 tarihinde Yakın Doğu Üniversitesi İnovasyon ve Bilişim Teknolojileri Merkezi’nin açılışına herkes davetlidir :)

THY ve Kayseri Maceraları

30th August 2008 by erdinc

Uzun süredir bir takım işler nedeniyle hiç blog yazamadım ancak ilginç bir Kayseri yolculuğunda başımdan geçenleri anlatmadan da geçemeyeceğim :)

Üniversiteye Fiber optik ek cihazı almak üzere Kayseri’ye gidecektik. Kıbrıs’tan Kayseri’ye KKTC-İstanbul-Kayseri şeklinde gidiş harici bir yol olmadığını görünce gidiş-dönüş biletlerini THY’den almaya karar verdim. Sabah 05.00 uçağı ile İstanbul’a oradan 07.30 uçağıyla da Kayseri’ye geçecektik, dönüşte 2 gün sonra öğlen 15.30 ile İstanbul ve 18.20 KKTC şeklinde olacaktı. Buraya kadar her şey çok normal…

05.00′da kalması gereken uçak 05.35′te kalktı, uçak içindeyken hosteslere “biz 07.30′daki uçağın yolcularıyız yer ekibine haber verebilirmisiniz lütfen” dedim, elbette diye bir yanıt geldi. Bu yanıtı alınca rahatlamıştım, ancak yine de çok gecikiyorduk. 07.15′ta dış hatlar pasaport kontrolüne geldim ve oradaki THY yetkililerine koştum fakat bir dış hatlarız iç hatlar bizim sorunumuz değil şeklinde bir yanıt gelince içimden “albabayı.com” geçti. Pasaport kontrolünden geçmemiz dış hatlardan çıkmamız vs saat 07.28 idi. 444 0 849′u arayıp iç hatlardan biriyle görüşmeye başlayınca işin rengi değişti. Bağyan bana sizin biletinizi 14.35 uçağına aldık dediğinde sinirlerim zıplamıştı, bu değişikliği kime sorarak yaptınız vs. şeklinde çıkışınca ikinci bomba geldi. “Eeee madem öyle sizi Nevşehir’e gönderelim?” karşılık olarak THY benim Kayseri’ye gidiş ücretlerini karşılıyorsa seve seve gideriz dediğimde bir southpark sessizliği oluştu. Tam o arada iç hatlar sınırlarına ulaşmıştık ve… yapılan anonsta “hede numaralı uçuşla Kayseri’ye gidecek Sayın Köroğlu, Sayın bilmemne vs. bu sizler için yapılan son çağrıdır” dediğinde gözlerim parıldayıp road-runner misali iç hatlar THY’ye ulaştım. Bizi anons ediyorlar lütfen çıkış kapısına yolcular geliyor diye telsizle söylermisiniz dedim başka bir bağyana. Cevap “ama biz kapıları kapattık”, bende bizim zaten biniş kartımız var diye cevap verince “olamaz ki biz kapattık” dediğinde “siz bilgisayar, internet, thy.com.tr, online check-in falan biliyormusunuz?” cevabını alınca telsizden yolcular geliyor mesajı gitti aşağıya. Bir koşturmayla aşağıya inmiştik fakat bu seferde bizi uçağa götürecek otobüs gelmemişti.. 3-5 dakika sonra otobüs geldi ve bizi uçağa doğru yola çıkardı.

Kıbrıs’ta biletlerin online check-in işlemlerini yaparken aynı numaradaki koltukları almıştım karışık karışık yerlere oturmayalım diye. KKTC’den geldiğimizde de yan tarafta duran MNG kargo’nun uçağı dikkatimi çekmişti ve adını okumuştum. Kayseri uçağına yetişip yerlerimize oturduk o hengame sonra erdi rahatadım vs. başımı çevirip dışarı bakarken MNG kargoya ait uçağı fark ettim, şeytan dürttü ve uçağın adına baktım. Naaaaaaaayırrrr aynı MNG kargo uçağı ve ve ve…. Kıbrıstan geldiğimiz aynı uçakla Kayseri’ye gidiyoruz… Bütün o koşturma, sinir, stres aynı uçağa binebilmek içinmiş… Üstelik aynı koltukları aldığım için az önce kalktığımız koltuğa geri oturmuş olduk :)

Başka sorun olmadan Kayseri’ye vardık firma bizi karşıladı vs. vs. Kayseri’deyken fırsat bulabilirsem LKD üyelerinden ve Erciyes Üniversitesi Bilgi işlem sistem sorumlusu Aysun Elagöz’ü ziyaret ederim diye düşünüp haber vermiştim. Şans o ki iş yaptığımız üretici firma fiber sonlandırma işleri için bizi Erciyes Üniversitesi bilgi-işlem merkezine götürdü. Bilgi işlem çalışanlarıyla tanışıp, aysun’la muhabbet edip, fiber işlerini de bitirince akşam üzeri bir şeyler içer muhabbet ederiz diye oradan ayrıldık. Kayseripark’denen bir yere gidecektik tabi benim aklıma bir park çay içen insanlar falan geliyorken kendisi koskoca bir alışveriş merkeziymiş :) Güzel bir yerde oturup yeme-içme eylemlerine başladık, arada garsona “tuvalet nerede?” diye sorunca uzak bir yeri söyledi, daha yakın bir yer yokmu diye sıkıştırınca bana “Nesfit”‘te var dedi. Ben anlamayıp bir kez daha sorunca aynı cevabı aldım. “Ben oranın müşterisi değilim girmeme sıkıntı yaratmasınlar” deyince yüzlerinin şekli değişip orası umuma açık dediler. Bu umuma açık kelimesini bende anlamakta zorladım. Tarife uyup o yöne gittim ama Nesfit yok biraz daha bakınırken bingooo. “Nesfit = Mescid” işte o an insanların yüzündeki o garip ifadenin nedenini anlamıştım :)

Dönüş günü yine online check-in işlerini yapayım diye thy.com.tr’ye girdim ancak PNR’lara ait bir uçuş görülmemektedir diye hata veriyordu site. Üniversitenin turizm firmasını arayıp nedir bu diye biraz sorduk onlarda bulamadılar, ve Kayseri içinde bir THY acentasına gittik. Bağyan bana siz son anda uçağa bindiğiniz için THY bunu sisteme işlememiş, sistemde sizin Kayseri’ye gitmediğini ve bu nedenle de geri dönemeyeceğinizi düşünerek dönüş biletlerinizi iptal etmiştir dedi. Hızlıca havaalanına gitmemiz gerektiğini bu sorunun ancak oradan çözüleceğini söyleyince bizde aynen havaalanında aldık soluğu. Yolda kavga moduna geçtim ve o sinirle THY bölmesine yöneldim. Fakat tam tersine çok anlayışlı 2 bağyan vardı ve hatta olayı yumuşatmak için bizlere toblerone bile ikram ettiler. Sorun çözülmüş herkes mutlu mesut işlerini halletmişti..

Bu yolculuktan çıkarılacak en büyük sonuç: THY iç hat seferlerinde online check-in yapanların bilgilerini tutmuyor. Heyecanlı, enteresan ve ilginç bir Kayseri ziyareti oldu benim için.
Pastırma güzel, sucuk güzel, yemaklar güzel, yine gelecek ben :)

« Previous Entries